Şehir ışıkları güzel yumruk atar.
Çok iyi sol kroşeleri olduğunu görürsünüz, eğer dünyayı kusacak kadar içtikten sonra onlarla dövüşmeye kalkarsanız.
Şişmiş, yer yer morarmış gözlere sahipseniz, siz de şehir ışıklarından kaçan biri olmuşsunuz demektir.
Korkak demek istemem size ama hayli yorgun olduğunuzu ve kaybettiğiniz bir şeyler olduğunu fısıldayabilirim kolayca.
Onlar karanlık kentlerin kötü ruhlu dedektifleridirler.
Avuç içlerinizdeki çizgileri takip ederek sizleri bulur ve ölü sineklerle beslenen kalpleriyle sessizce izlerler adımlarınızı.

Şehir ışıkları çıplak elle dövüşür.
Nereye vuracağını çok iyi bilir bu piç kuruları.
Kaçıp kurtulmak zordur onların elinden zira suratı darmadağın olmuş asfalt hemen haber verir neler karıştırdığınızı.
Alnının üzeri sigara yanıklarıyla dolu yollar, şehir ışıklarının en yakın dostlarıdır.
Sağ aparkatları insanı sersemletmeye yeter şehir ışıklarının.
Eğer içmeyi seven biriyseniz, sizinle dövüşmeye bayılacaktır bu piç kuruları.

Şehir ışıkları kirli dövüşür.
Yerdeki yalanları suratınıza çarpmaktan çok hoşlanırlar.
Gözlerinize kum atıp, kıçınızı tekmelemeye çalışan sokak dövüşçülerinden pek az farkları vardır.
Ağzınızın içine dolan kanı tükürmeye fırsat bulamadan sert yumruğunu hissedersiniz elmacık kemiğinizin üzerinde.
İnsanın vücudunda yaralar açan kahkahaları meşhurdur şehir ışıklarının.
Onların bir kere güldüğünü duyduysanız, işte o zaman gerçekten hapı yutmuşsunuz demektir.

Şehir ışıkları küfredenlerden, alkol denizinde sırtüstü yüzenlerden, tutkuyla çiftleşenlerden,  gülümseyerek işeyenlerden, iyi şiir yazanlardan ve Aydede’yle konuşanlardan hoşlanmaz.
Onlar küflenmiş kentlerin kabadayıları gibi boş sokaklarda nara atmaktan hoşlanırlar.
Onlar lanetlenmiş sokakları mesken tutmuş kötü parfüm kullanan pezevenklerdir. Dudakları yaracak kadar keskin kenarlara sahip kadehlerin içinde dans eden fahişelerden ve gökyüzüyle sevişmeye çalışan delilerden de hoşlanamazlar.

Onlar sadece hiç görmedikleri güneşi taklit eden amatör oyunculardır.
Işıkları sahte, sıcaklıkları geçicidir…

Göktuğ CANBABA
İllüstrasyon: Beyza TASER