Merkatör Projeksiyonu; Haritaları doğru okumamız ve Dünya haritasına, haliyle bildiğimiz Dünya’ya olan bakışımızı düzeltmemiz için bilmemiz gereken yöntem.

Öncelikle nedir?

Gerardus Mercator tarafından 1569 yılında üretilmiş olan harita projeksiyonu modelidir.

Merkatör Projeksiyonu, 3D bir cisim olan Dünya’nın haritasının 2D olarak kâğıda geçirilmesi sırasında uygulanan projeksiyon yöntemidir. En sık kullanılan yöntem olması nedeniyle gördüğümüz çoğu harita Merkatör Projeksiyonu ile çizilmiştir.  Bu nedenle bu yöntemden kaynaklanan bazı kıtasal boyut bozuklukları çoğumuz tarafından Dünya’nın gerçek ölçekli, birebir alan kıyaslamalarını yansıtan hali olarak algılanmaktadır.

Mesela bildiğimiz 2 boyutlu haritalar üzerinde Rusya devasa bir ülkedir. Peki, acaba 3 boyutlu kürede gerçekten de öyle midir? Yoksa bu yalnızca haritalama yönteminin getirdiği bir yanılsama mıdır?

Aslen, Merkatör Projeksiyonu’ndan kaynaklanan bir nedenle Dünya haritasında kutuplara yakın bölgeler şekil bozukluğuna sahip olarak olduğundan daha büyük çizilmektedir. Ve biz haritayı doğru okumayı bilmeyenler, yanlışı doğru görmekteyiz. Örneğin Rusya’yı Afrika kıtası ile kıyaslarken yanlış bilgilere sahip olmaktayız.

O halde ne yapacağız, bu yazı bunun için var. Unutmadan meraklısına diğer projeksiyon yöntemleri olarak Miller, Eckert IV, Molveide, Winkel vb. önermiş olalım.

Peki nasıl yapılır?

Merkatör Projeksiyonu’nda üç boyutlu küresel (tamam geoid) Dünya’nın ekvatoruna teğet bir silindir geçtiği düşünülür. Bildiğimiz haritalar da silindirin yüzeyi açılarak oluşturulur. Bu yöntemle yalnızca ekvatora yakın bölgeler için doğru boyutlar elde edilirken ekvatordan aşağı ve yukarı yönlü uzaklaştıkça aslen küresele yaklaşan görüntüler silindirik düzleme resmedildiğinden olduğundan daha büyük boyutlu gösterilmektedir.

Eğer bir Dünya haritası üzerine paralel ve meridyen çizgilerini yerleştirirsek Merkatör Projeksiyonu ile çizilmiş haritalarda paralel ve meridyenlerin birbirine dik olduğunu, meridyenlerin birbirine eşit aralıklı ve düz çizgiler ile gösterildiğini, paralellerin ise kutuplara doğru gittikçe birbirinden uzaklaştığını görürüz. Aslında illüzyon tam olarak bu birbirinden uzaklaşma durumundan kaynaklanmaktadır. Paralellerin uzaklaşması ile ekvatordaki ölçek 80’inci paralel dairesinde 6 katına çıkar. Bu nedenle kutuplara yakın çizimler boyut farklılığına sahip olmaktadır.

Bu yanılsamasına rağmen en sık kullanılan yöntem olma sebebi, özellikle gelişmiş navigasyon sistemlerinin olmadığı dönemlerde harita üzerinde düz çizgiler ve açılar çizilmesi konusunda kolaylık sağlaması ile denizciler tarafından tercih edilmiş olmasıdır.

Gelelim doğru bilgilere. Bildiğimiz haritalarda;

Grönland, Afrika kadar görünmesine rağmen Afrika Grönland’den 14 kat daha büyüktür. Yaklaşık Cezayir kadar.

Alaska, Brezilya kadar yer kaplamasına rağmen Brezilya Alaska’ya kıyasla 5 kat daha büyüktür.

Finlandiya Hindistan’dan değil, Hindistan Finlandiya’dan büyüktür.

Güney Amerika’dan büyük çizilen Avrupa, Güney Amerika’nın neredeyse yarısı kadardır.

Bu gibi bilgileri simüle edebilmeniz ve gözlerinizle ne oluyor neden Rusya Afrika’nın ortasına getirince mini minicik kalıyor diyebilmeniz için sizleri thetruesize.com ‘a davet ediyorum. Türkiye’yi kutuplara doğru sürükleyip milli duyguları kabartmaca serbest.

Burada ise meraklısı için vizyonu 100 milyon katlayacak olan bir animasyon bulunmakta;

https://www.youtube.com/watch?v=CPQZ7NcQ6YQ

Sevgiyle kalın.